Toplum14:56, 10 Ekim 2014
Kürt yöneticilerin en büyük endişe 1915’te Ermeniler’in yaşadıklarının Kobani’de tekrarlanmasıdır
Serdar Korucu/Agos
Dünyanın gözü, İslam Devleti adıyla halifelik ilan eden örgütün hedefinde
yer alan, Kürtlerin ‘Kobani’, Suriye devletinin ve Araplarınsa “Ayn el Arap”
yani “Arap Gözü / Arap Pınarı” dedikleri bölgede. En büyük endişe ise, 1915’in acılarına tanık olmuş
bu toprakların yeni bir soykırıma sahne olması.
20. yüzyılın başında Kobani, 1912’de açılan Konya – Bağdat demiryolu hattında
sıradan bir duraktı. Son dönemde gündeme gelme nedeniyse, 15 Eylül’de IŞİD’in
bölgede gücü elinde tutan YPG’ye karşı başlattığı saldırı oldu.
İç savaş öncesinde
yaklaşık 200 bin kişinin yaşadığı, ancak kuzeye gelen göçlerle son dönemde
nüfusu katlanan bölge bugün hem IŞİD, hem de YPG için vazgeçilmez. IŞİD,
“Ayn el Arap”ı, “Ayn el İslam”, yani “İslam’ın gözü” yapmayı amaçladığını duyururken,
YPG içinse Kobani, hem Rojava bölgesinde ilan
ettiği özerk kantonlar arasında en küçük olsa da 19 Temmuz 2012’de fitilin
ateşlendiği bölge, hem de Abdullah Öcalan’ın 2 Temmuz 1979’de Suruç’tan geçtiği
yer olduğu için önemli.
Bugün Kürt yöneticiler, IŞİD’in Kobanê’nin merkezini ele geçirmesi halinde “soykırım” yapacakları uyarısında bulunuyor. En büyük endişe, 1915’te Ermenilerin yaşadıklarının tekrarlanması.
Ermeni Soykırımı döneminde bölgede yaşananlar, Almanya’nın Halep
Konsolosu Walter Rössler’in İmparatorluk Şansölyesi Bethmann Hollweg’e
gönderdiği, Kobani’den “Arab Punar” diye bahsedildiği raporlarda izlerini
koruyor.
Walter Rössler’in 13 Ağustos 1915’teki raporunda, 11 Ağustos’ta kendisine iletilen “Bir Avusturyalının tuttuğu kayıtlar”a değinilmiş. Bu kayıtlarda yer alan bilgilerde, bölgede hayatını kaybetmiş soykırım mağdurlarının yakılan cansız bedenlerinden bahsediliyor: “Urfa – Arab Punar yolu üzerinde, herhalde karanlıktan ceset görmüyordum, ancak bu yolu sürekli gidip gelen arabacım yol boyunca ara sıra yanmış yerleri gösteriyordu –çünkü insan cesetleri bulundukları yerde hemen yakılıyor.”
Kayıtlarda soykırım kafilelerinin yürüyüşlerine de yer veriliyor:
“Bazı kafileler acı içerisinde topallayarak ve çığlıklar atarak
ilerliyor. Bir insana rastladıkları
anda, bu zavallılardan birçoğu dizleri üzerine çöküp yardım dileniyor ve
kurtarılmayı istiyor ya da çocuklarını almaları için sunuyorlar. 56 derecelik
sıcaklıkta ve susuz gerçekleşen bu yürüyüşlerde çoğu yorgunluktan ölüyor
–geriye kalanların da ölümü kesin.”
Urfa’dan Suriye çöllerine
uzanan yolun üzerinde yer alan bölge, çoğu soykırım kurbanı için ölüm
yolculuğunun son durağı oluyordu. Soykırımdan kurtulan 1902 doğumlu Suren
Sargsyan, Verjine Svazlian’ın çalışmasında ölüm yolculuğunu şöyle anlatıyordu:
“Bizi Urfa’ya götürdüler, oradan da çöle, ıssız, sadece birkaç ağacın bulunduğu
bir yere sürdüler. O gece yağmur yağdı ve soğuk bir rüzgâr esti. Gece, yüzlerce
insan ölmüştü.”
Ermenihaber.am
Bölümün son haberlerİ
Ermenistan İstatistik Komitesi, bu yıl ülkede yayımlanan kitapların ve broşürlerin sayısını açıkladı.
Sati Spivakova ayrıca, Ermenice konusunun kendisi için hassas olduğunu ifade etti.
Bu prestijli etkinliğe 32 ülkeden 1260’tan fazla katılımcı iştirak etti.
Alıntı
İranist Begijanyan, Reisi’nin ifadelerini yorumladı: “Ermenistan'a baskı yapılırsa Tahran müdahale eder”
En Çok Okunan
Takvİm
Anket
Bu yıl Ermenistan ile Türkiye devlet sınırı iki ülke vatandaşları için açılır mı?
Pİyasalar
| EUR | TRY | USD |
| 549.84 | 90.05 | 485.12 |